Travma ve Karanlıktan İyileşmeye Giden Yol: Güçlü Bir Terapi Rehberi

Travma ve Karanlıktan İyileşmeye Giden Yol: Güçlü Bir Terapi Rehberi

Hayat, bazen hiç beklemediğimiz anlarda bizi karanlık köşelere sürükleyebilir. Bu karanlık, geçmişin yaraları, kayıplar ya da anlaşılmayan acılar olabilir. Bu yazıda, tam da bu zorlu yolculukta size rehberlik edecek, travma ve karanlıktan iyileşme sürecini ve bu yolda size yardımcı olabilecek güçlü bir terapi yöntemini anlatacağım. Unutmayın, yalnız değilsiniz ve iyileşmek mümkün.

Geçmişin Yankıları: Travmanın Derin İzleri

Hayat hikayemiz, bazen farkında olmadan taşıdığımız derin izlerle doludur. Küçük yaşlardan itibaren hissettiğimiz üzüntüler, sevdiklerimizin acılarına ortak oluşumuz, uzun süren ayrılıklar ya da aile içi çatışmalar, hepimizin ruhunda bir yerlerde yankılanır. Bu deneyimler, büyüdükçe bazen küçülse de, arka planda varlığını sürdürmeye devam edebilir.

Dört yaşındayken annemi iki yıl görememek, annemin yaşadığı travmalar ve derinleşen depresyonu, bana özlemi ve yalnızlığı hissettirmişti. On iki yaşında bir arkadaşımın cenazesinde, onun dingin yüzüyle vedalaşmak, içimdeki o tanıdık duyguyu pekiştirmişti. On beş yaşındayken, annemin maddi imkansızlıkları nedeniyle kendimi ait hissedememe kaygısı ve küçük bir hırsızlık girişimiyle, dışarıdan gülümserken içten içe bir acı yaşadığımı fark etmiştim.

Yirmi iki yaşındayken, noel öncesi tek başıma, okulu bitirme telaşı içindeyken, annemin hastaneye kaldırılması ve derinleşen depresyonuyla baş başa kalmıştım. O an, hayatıma son verme noktasına gelmiştim. Ancak içimdeki o inatçı umut kırıntısı, beni vazgeçirmişti. Kedim ve bir dua, o karanlık gecede bana tutunacak dallar sunmuştu.

Bu karanlık bazen geçmişin içindeymişim gibi tekrarlanır, bazen de o anı yaşayan birini yukarıdan izler gibi hissederim. Kendi içimdeki o küçük, incinmiş çocuğu görüp onunla empati kurarım.

Karanlıkla Yüzleşmek: Bir Kabul ve Anlama Yolculuğu

Karanlığın geri döndüğünü hissettiğimde, artık ondan kaçmanın onu daha da güçlendirdiğini anladım. Bunun yerine, onunla yaşamayı öğrenmeye başladım. Kalbimde bir ağırlık gibi oturan, kelimelerle değil, sadece baskıyla konuşan o duyguyu kabul etmeyi seçtim.

Bu bir kabulleniş değil, yüzleşme ve anlama yolculuğuydu. Bu yolculuk, ani bir keşif değil, zamanla bedenim aracılığıyla ortaya çıkan bir anlayışın sonucuydu. Paylaştığım bu anılar, doğrusal olmasa da, bir Brainspotting seansı sırasında zihnime ve bedenime yeniden yerleşti.

Brainspotting Terapisi: Bilinçaltına Açılan Bir Kapı

Brainspotting, özünde derin ve odaklanmış bir farkındalık biçimidir. Gözlerimizi, bedenimizin hissettiği anlamla bağlantı kuran bir görsel alana odaklayarak, kelimelerin tek başına ulaşamadığı bilinçaltı katmanlarındaki duygusal yüklerin serbest kalmasını sağlar.

Bu yöntemi, hem kendi iyileşme sürecimde hem de benim gibi derin yaralar taşıyan danışanlarımda neyin işe yaradığını araştırırken keşfettim. Yıllar içinde yüzlerce seans yaptım; bazen yalnız başıma, bazen de terapistimle. Her seans, beni kendi içime, kendi hikayeme ve kendi bilgeliğime bir adım daha yaklaştırdı.

Bedenim, zihnimin erişemediği eski kederleri, depolanmış anıları ve çocukken oluşturduğum koruyucu mekanizmaları bana gösterdi. Bu gerçeklerle yüzleşmek hayatımı kökten değiştirdi. Her seans, kendime şefkatimi derinleştirdi, zor duygularla başa çıkma kapasitemi güçlendirdi ve travmanın sinir sistemimizde nasıl yaşadığına dair anlayışımı genişletti.

Bu bilgelik aniden ve kusursuzca gelmedi; bu, geçmişteki o küçük kızı ve genç kadını şefkatle görmenin, şimdiki zamanda sesimi ve irademi geri kazanmanın ve çocuk değil, yetişkin benliğimden seçimler yapmayı öğrenmenin devam eden bir sürecidir.

Bir gece, şehir dışındayken o eski acı geri döndü. İlişkimde aramızdaki mesafe, çocukluktan kalma terk edilme yarasını tetiklemişti. O gece, kaldığımız odada oturdum ve bir nokta buldum. Görüntüler akmaya başladı; bedenimin on yıllardır taşıdığı keder, yalnızlık ve hayatta kalma anları.

Bu görüntüler bedenimden geçerken, göğsümdeki sıkışma yumuşadı. Kelimelere dökülmeyen o gerginlik, yerini bir düzene bıraktı ve sinir sistemim hazır olduğu yükleri serbest bıraktı. Ertesi sabaha kadar o acı farklı bir hal almıştı. Artık ezici değil, daha geniş bir alanda ve daha az korkuyla tutabileceğim bir duyguya dönüşmüştü.

Bu acının kökenlerini daha net anlamış oldum, aynı zamanda şimdiki anın geçmişle nasıl etkileşimde bulunduğunu merak etmeye devam ettim. Brainspotting bana basit bir cevap vermedi, bana kapasite verdi. Duyumlarla kalma, paniğe kapılmak yerine dinleme ve belirsizlikle ilerlerken kendimde demirlenmiş kalma kapasitesi.

İyileşmenin Çamurundan Çiçeğe Doğru

İyileşme, çamurla savaşmaktan gelmez. Acı, çamurla sarılmış bir bilgidir; karmaşık, ağır ama aynı zamanda nilüferin yükseldiği topraktır; doğru koşullar izin verdiğinde.

Travmanın karanlığında kaybolmuş hissettiğinizde, bir umut ışığı bulabileceğinizi ve kendi içsel gücünüzle iyileşebileceğinizi unutmayın. Brainspotting gibi yöntemler, bu yolculukta size rehberlik edebilir. Kendinize nazik olmayı ve bu süreci adım adım yaşamayı hatırlayın.

Eğer bu yazıda bahsi geçen konular sizi derinden etkilediyse ve zorlanıyorsanız, lütfen yalnız olmadığınızı bilin. Güvendiğiniz sevdiğiniz kişilere, bir terapiste veya acil yardım hatlarına başvurmaktan çekinmeyin. Destek her zaman mevcuttur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön