Sevdiğiniz Kişinin Şiddet İçeren İlişkide Olup Olmadığını Anlamanın Yolları
Sevdiğiniz birinin, duygusal veya psikolojik şiddet içeren bir ilişki içinde olabileceğinden şüphelenmek, son derece zorlayıcı bir durumdur. Bir yandan o kişiyi önemsiyor ve korumak istiyorsunuz. Diğer yandan ise durumun ciddiyetinden emin değilsiniz ve müdahale edip etmemeniz gerektiğini sorguluyorsunuz. Şiddet içeren ilişkiler nadiren barizdir ve her zaman fiziksel izler bırakmaz.
Bazen kişi, partneri etrafında adeta “yumurta üstünde yürüyor” gibi hissedebilir. Kahkahaları zoraki ve gözlere ulaşmayan bir hal alabilir. Genellikle bağırışlar, vurmalar ve morarmış bilekler gibi dramatik eylemlerle şiddeti tanımaya programlıyızdır. Ancak gerçek hayattaki şiddet daha sessiz ve aldatıcıdır. “Sadece şaka yapıyorum,” “Çok hassasın,” veya “Seni düşündüğüm için yapıyorum” gibi ifadelerin arkasına saklanabilir.
Narsisistik istismar konusunda uzman Dr. Ramani Durvasula’ya göre, “Şiddet her zaman zulümle başlamaz. Cazibeyle başlar.” Bu nedenle, en zeki insanlar bile, özellikle belirtiler bu kadar ince olduğunda, bu durumu gözden kaçırabilir.
Şiddet nadiren kontrolle başlar; bağlantıyla başlar. İlişkinin ilk evrelerinde istismarcı, sevgi dolu ve karşı tarafa gerçekten vurulmuş gibi görünebilir. Partnerini sürekli ilgi ve hatta takıntıyla bombardımana tutabilirler; bu durum “aşk bombardımanı” olarak bilinir. Bu duygusal yoğunluk, “ruh ikizi” bağı gibi hissedilen ancak aslında psikolojik bir koşullandırma olan güçlü bir bağ yaratır.
İstismarcı, kurbanı bilinçli ya da bilinçsiz olarak bağımlılık yaratan bir döngüye sokar. Sevgi, daha sonra eleştiriye, geri çekilmeye veya öfkeye dönüştüğünde, kurban o duygusal “yüksekliği” tekrar özleyecek ve eski partnerine tutunacaktır. Böylece, istismar ve ilgi arasındaki bir döngüyle gelişen bir bağ olan travma bağı oluşur. Travma uzmanı Dr. Judith Herman’ın açıkladığı gibi, “İstismarın ve ilginin dönüşümlü varlığı, en güçlü psikolojik bağları yaratır.”
İnsanları bu döngüde tutan zayıflık değildir; kaosun anlamını bulmaya çalışmalarıdır. Bazen de herkesin iyiliğini görmek isteyen doğal iyilikleri ve karşı kanıtlara rağmen umuda tutunmalarıdır.
Şiddet İçeren İlişkinin İnce Göstergeleri
Yukarıda belirtildiği gibi, şiddet her zaman fiziksel zarar anlamına gelmez. Duygusal veya psikolojik şiddet de en az onun kadar zarar vericidir. Ancak istismarcının amacı her zaman aynıdır: Egemen olmak ve kontrol etmek. Sevdiğiniz kişinin şiddet içeren bir dinamikte kapana kısılmış olabileceğine dair bazı ince ama güçlü göstergeler şunlardır:
Davranışlardaki İnce Değişiklikler
-
Beden Dili:
Vücut dilinde hissedilebilir bir gerginlik, konuşmadan önce tedirgin bir bakış olabilir. Partnerlerini kızdırmamak için sürekli bir çaba içindedirler.
-
Aşırı Özür Dileme:
Şiddet mağdurları (veya hayatta kalanlar) genellikle hiçbir şey yapmamış olmalarına rağmen herkese her şey için “özür dilerim” derler. Geçmişleri, barışın ancak yatıştırma yoluyla geldiğini öğretmiştir.
-
Sosyal İzolasyon:
İstismarcılar genellikle partnerlerini arkadaş veya ailelerinden uzaklaştırır. Önce ince bir şekilde, sonra daha zorlayıcı bir şekilde bunu yaparlar. Zamanla, kurbanın dünyası küçülür ve tamamen istismarcının etrafında döner.
-
Duygusal Tükenmişlik:
Genellikle görünür, fiziksel bir değişim olur. Boş veya üzgün bir ifadeye sahip olabilirler, sürekli yorgun görünebilirler veya duygusal olarak tükenmiş hissedebilirler. Bir zamanlar parlak olan enerjileri söner.
-
Kimlik Kaybı:
Farklı davranabilirler; eskiden oldukları kişiden farklı şeyler söyleyebilir veya yapabilirler. Şiddet mağdurları genellikle kendilerini “kaybetmiş gibi” hissettiklerini tarif ederler. Bu, bir kişinin kimliği ve sınırları baltalandığında olan şeydir.
İlişkinin Dinamiklerindeki Belirtiler
-
Durumu Küçümseme:
“O kadar da kötü değil,” veya “Her çift kavga eder,” gibi şeyler söyleyebilirler. Küçümseme, acıyı anlamlandırmalarına ve hissettikleri güvensizlik duygusunu normalleştirmelerine yardımcı olan bir hayatta kalma taktiğidir.
-
Suçlama ve Yansıtma:
İstismarcı eşler genellikle kendi davranışlarını kurbana yansıtarak onları karmaşadan sorumlu tutar. Bu, insanları utanç ve suçluluk döngülerine hapseder.
-
Sorumluluktan Kaçınma:
İstismarcılar nadiren davranışlarının sorumluluğunu üstlenir. İnkar eder, saptırır veya gerekçelendirirler. Bu durum, kurbanın kendi kendine şüphe duymasına neden olur.
Lundy Bancroft, “Why Does He Do That?” adlı kitabında, kontrol arzusuyla hareket eden ancak bunu ustaca gizleyen insanları anlatır. Genellikle halka açıkken çekici veya cömert görünebilirler. Ancak kapalı kapılar ardında gerçeklik çok farklıdır. İlişki araştırmacısı Dr. John Gottman’ın belirttiği gibi: “Aşağılama, savunmacılık ve duvar örme, ilişki yıkımının en güçlü göstergeleridir.” Bu örüntüler kasıtlı ve kronik hale geldiğinde, duygusal istismar haline gelir.
Neden Ayrılmak Bu Kadar Zor?
Sevdiğiniz kişi şiddet içeren bir ilişkideyse, “Neden gitmiyorlar?” sorusuyla boğuşuyor olabilirsiniz. Gerçek şu ki, şiddet içeren bir ilişkiden ayrılmak son derece zordur. Mantıksız görünse de, kurbanlar genellikle şu nedenlerle kalırlar:
-
Duygusal Bağlılık:
Aşk bombardımanı ve travma bağları, kurbanı istismarcıya duygusal olarak bağlayabilir.
-
Umut ve Değişim İsteği:
Kurban, istismarcının değişeceğine veya ilişkinin eski mutlu günlerine döneceğine inanmak isteyebilir.
-
Kendine Değer Kaybı:
Şiddet, kişinin kendine değerini o kadar ciddi şekilde aşındırır ki, kurbanlar genellikle bunu hak ettiklerine veya başka kimsenin onları sevmek istemeyeceğine inanırlar.
Bu zayıflık değil; hayatta kalmadır. Sevdiğiniz kişinin şiddet içeren bir ilişkide olabileceğini düşünüyorsanız, yapabileceğiniz en iyi şey yargısız bir şekilde orada bulunmaktır. İkna edilmeye değil, görülmeye ihtiyaçları var. Ayrılmaya hazır olmasalar bile, varlığınız onlara yalnız olmadıklarını hatırlatabilir ve nihayetinde ayrılmaları için cesaret verebilir.
Eğer bu makale size rahatsız edici derecede tanıdık geldiyse, yalnız değilsiniz ve bu sizin hatanız değil. Şiddet sessizlik ve öz şüpheyle beslenir. Kendinizi yeniden kazanmaya başlamanın bazı yolları şunlardır:
-
Kendinize Şefkat Gösterin:
Kendinize karşı nazik ve anlayışlı olun. Bu zorlu bir süreçtir ve kendinize zaman tanıyın.
-
Güvenli Alanlar Yaratın:
Kendinizi güvende hissettiğiniz yerler ve kişiler bulun. Bu, fiziksel bir yer veya destekleyici bir arkadaş grubu olabilir.
-
Profesyonel Yardım Alın:
Bir terapist veya danışman, bu süreci yönetmenize ve iyileşmenize yardımcı olabilir.
-
Sınırlar Belirleyin:
Kendinizi korumak için net sınırlar koymak önemlidir.
-
Umutsuzluğa Kapılmayın:
İyileşme mümkündür. Bessel van der Kolk’un dediği gibi, “İyileşme, hayatta kalanlar kendi bedenlerinde tekrar güvende hissettiklerinde başlar.” Hayatınızı yeniden inşa edebilirsiniz ve tekrar güvende hissedebilirsiniz.
Eğer siz veya tanıdığınız biri şiddet içeren bir ilişkide olabilirse, lütfen yardım arayın. Bu makale size dokunduysa, yalnız olmadığınızı bilin.
“`




